Anasayfa - Turgut Özdemir Yazdı

Turgut Özdemir Yazdı

Turgut Özdemir Yazdı
Eklenme Tarihi: 16.03.2010

Mezarına ilk kez geldim..

 

Yaşarken olduğun gibi sesiz duruyordun..

 

Çünkü biliyorum konuşmayı ve anlatmayı hiç sevmezdin..Belki sesin Arafil boyunda yani doğup büyüdüğün yerde biraz yükselirdi. Onun ötesinde hep dinlerdin. Kimseyi suçlamazdın, incitmezdin. Yani sen bugün milyonları peşine koştuğu, o şampiyonlukları kazanan takımın kaptanı ve kupaları ayağa kaldıran değildin sanki..!

 

Oysa biliyordun hava atmanın da, ağır ağabey rollerine girmenin ne olduğunu..!Ama yapmıyordun, yapamıyordun..Çünkü sen gerçek bir Trabzon delikanlısıydın. Arkandan koşanların yeri, konumu seni ilgilendirmiyordu. Çünkü kendi dünyan sana yetiyordu. Senin mirasının üzerinde sana hava atanlara bile hiç ses yükseltmedin. İnceden ve içinden kafa sallayıp geçtin. Değmez derdin bu dünya nimetleri için biliyorum.

 

Dün ilk kez mezarına geldim..

 

Sicim gibi yağmur yağıyordu..Yaşarken olduğu gibi sesiz duruyordun.

 

Arkadaşların geldi başucuna..Dua okundu amin dediler. Onlara yine eski futbolcular diyorlar. Senin zamanında olduğu gibi..Bazen de kızıyorlar. Bu efsaneyi siz mi yaratınız diye.!Nerden bilsinler  hiç yaşamadılar ki o zor yılları..! Bilip görenler, yaşayıp bilenler de çoktan terk etti o modayı..! Biliyorum şuan yabancı kurtarıcı diye getirenleri görsen, bilsen, izlesen yine için için kimseye çaktırmadan gülüp geçerdin de.. Yine kimsenin kalbini kırmamak için bir şey söylemezdin..!

 

Dün ilk kez mezarına geldim..

 

Makinem boynumda asılıydı yine..Yaşarken olduğu gibi sesiz duruyordun..

 

Ama bu sefer dijital sen varken olmayandan.. Tıpkı tüfeğin olduğu gibi mesleği bozanlardan yani.. Yattığın yere bakarken içimden bir şeyler söylemek istedim ama boğazım düğümlendi.. Bir şey gelmedi aklıma..Çünkü yaşama, vefaya dair söylenecekler anlatılabilinecek cinsten değildi.. Yağmurun sesi, toprağın kokusu, dostlarının hüznü vardı sadece..

 

Dün ilk kez mezarına geldim..Yaşarken olduğu gibi sessiz duruyordun..

 

Seni anlatabilmek, seni hatırlatabilmek, ayrılışının yıl dönümünde sesini duyurabilmek için biraz hazırlığa koyuldum. Biz biliyoruz, bilen biliyor, bilmek istemeyenler de biliyor. Dünya alem biliyor.. Araştırma adına kütüphanelere gidip  uzun kitap karıştırmalar gerek yok artık.. Şimdi bilgisayarda her şeyi hal ediliyor. Futbolu bile öğretiyorlar. Taktik bile veriyorlar. Ama biz sana ulaşmak için ‘’Google’’ diye bir şey  var ona yazdık. Dozer Cemil yetti..!  Anında geldi önümüze fotoğraf, görüntü ve yazılı belge geldi sana dair ne varsa.. Çoğunda kupa elinde, gazete kupürlerinde  Anadolu İhtilalı, Liverpool Maçının anonsları geliyordu ekrana.. Yani Trabzonspor yazınca sen geliyordun, arkadaşların geliyordu..

 

Dün ilk kez mezarına geldim..Yaşarken olduğu gibi sesiz duruyordun..

 

Sicim gibi yağmur yağıyordu. Ama yarım saat ıslanınca kimse erimedi. Oysa yağmur yağmadan eriyen o kadar çok şey vardı ki sen gittikten sonra.. Hani şairin dediği gibi ‘’Nesini beğenmedin de bu mahallenin gittin öbür tarafa’’ diyecek yüzüm yoktu açıkça..Sen ve sizler toprak sahalarda efsaneyi yaratırken, şimdi onlar yeşil sahalarda sefasını sürüyorlar.. Ama senin üzerinde hala yeşil renkten örtü yok..Efsane kaptanın olur ya mezarını ziyaret etmeye gelenler için oturacakları yer yok. Üzerinde seni anlatan bir kaidenin olduğu mermerden bir mezar bile yok..

 

Biliyorum bu son yazdıklarımı okusan bana kızardın..Olsun kızma yine.. Sen Efsanenin kaptanısın sana yakışan yaşarken yapılmadı. Gittiğinden beri yapılmadı, hiç değilse bu yıl dönümünde hatırlansın ve yapılsın..

 

 
TSFUTBOL ©. Email: info@tsfutbol.com
Powered By Gülnet İnternet Hizmetleri ®
Kapat
Kapat
Kapat